Coronavirüs Salgını ve Bağımlılık

Zor zamanlardan geçiyoruz. Çetin bir savaş içerisindeyiz. Öyle bir savaş ki eşi benzeri hiç
olmadı. Her ulus ve milletten tüm insanlar bunun açık hedefi oldu. Bu savaşta tüm insanlık tek bir
cephede toplandı, yine de işimiz kolay değil. Başlangıçta hakkında hiç birşey bilmiyorduk. Sonra
öğrendiğimiz her bilginin bedeli çok ağır oldu. İlk kıvılcımları Aralık 2019’da başlayan bu yangın çok
canlar aldı ve halen almakta. Çünkü yangın devam ediyor. Dünya sağlık örgütü 11 Mart 2020’de pandemi
ilan etti. Bu tüm dünyanın ciddi bulaş riski altında olduğunu ifade eder. Artık ülke ve bölge ayrımı
ortadan kalkmıştır. Bu savaşta duyarsız tek bir insan bile tüm insanlık için ciddi tehlike atfeder.


Uzmanların tahminine göre tüm toplum bulaşma riski altındadır. Ve maalesef bu enfeksiyonun toplumun en
az yarısına bulaşacağı öngörülmektedir.
Şu an için her bir insan bir diğeri açısından risklidir. Bulaşma riskini azaltabilmek için elimizdeki
tek önlem bir diğeriyle aramıza koymamız gereken mesafedir. Bu sosyal mesafe enfeksiyonun yayılma
oranına göre 1 metreden başlar ve gerekirse aramıza konulan duvarlarla sonlanabilir. Fiziksel çevremizi
temiz tutmak önemli olsa da yeterli hijyen kontrolünün sağlanması zordur. Kendi güvenli alanınızı
oluşturmaya çalışın. Bunu kontrol edebildiğiniz alanlarla sınırlayın.
Biyo-psiko-sosyal bir varlık olan insanın temel ihtiyaçları bedensel ihtiyaçları ile sınırlı değildir.


Bir diğeriyle aramıza koyduğumuz sosyal mesafe psikolojimizi olumsuz etkilemekte, pandeminin belirsiz
ve tırmanan seyri kaygımızı arttırmaktadır. Gerçek küresel bir tehditle karşı karşıyayız. Kaygımız olağan
halinden çok yüksek. Bağımlı kişiler kaygılı oldukları dönemlerde daha fazla sigara, alkol ve uyuşturucu
madde kullanmaya eğilimlidirler. Bu maddeler anlık rahatlık hissi sağlasa da uzun vadede kaygılarını
daha da arttırmalarına neden olmaktadır.
Sigara kalp damar ve solunum sistemi hastalıklarının en önemli nedenidir. Sigara solunum
sistemi savunma bariyerlerini zayıflatır. Vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız hale getirir.
Coronavirus solunum yolu ile bulaşır, kalp damar ve solunum sistemini hedef alır. Sigara kullananlarda
coronavirus enfeksiyonu daha şiddetli seyretmektedir. Yapılan çalışmalarda sigara kullanan kişilerin
yoğun bakım ihtiyacı ve ölüm oranlarının yüksek olduğu bulunmuştur.

Unutulmamalıdır ki sigara içmeyen ama dumanına maruz kalan, yani pasif içicilerde de kalp-
damar ve solunum yolu hastalıkları daha fazladır. Boyunlarında maske ile sigara içen insanlar görüyoruz.

Maske havadan damlacık yolu ile teması önler. Sigara içmek için ağza götürülen el enfeksiyonun
bulaşmasına vesile olur. Kişinin aldığı önlemleri boşa çıkarır. Sigara içenler içmeyenlere göre daha ağır
coronavirus enfeksiyon riski altındadır.
Sigara içme eyleminde zararın büyük kısmının yanma olayından kaynaklandığı bilinmektedir.
Elektronik sigara gibi nikotin bazlı ürünlerde gerçek bir yanma olayı yoktur. Ancak bu ürünlerin içinde
solunum yoluyla alınan maddelerin akciğerlerde yaptığı hasar bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Sigarayı bıraktıktan sonra saatler içerisinde vücutta olumlu değişiklikler başlar. Gün geçtikçe
olumlu değişiklikler artmaya devam eder. Enfeksiyonla vücudun mücadele etmesi kolaylaşır. Hastalık
daha hafif seyreder ve daha hızlı iyileşir. Diğer insanlara bulaş riski azalır.
Sosyal izolasyon arttıkça yalnızlık hissi artar. Artan stresle baş edebilmek için alkol kullanım
ihtiyacı artabilir. Kadınlar için günde 1 standart içki, erkekler için günde 2 standart içki miktarından
fazlası riskli kullanımdır. (Bir standart içki bir kutu biraya denk gelmektedir). Alkol bağışıklık sistemini
zayıflatır ve akciğer hücrelerinde hasara neden olur. Alkol aşırı tüketimi bağışıklık sisteminin coronavirus
gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmesini zorlaştırır. Yüksek miktarda tek bir kez bile alkol almanın
bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bulunmuştur.


Sosyal izolasyon bağımlılar için aşermenin (alkole karşı arzu, özlem) yoğunlaştığı bir dönem
olabilir. Bağımlılara sosyal destek unsurları ile telefon ve internet üzerinden iletişimlerini devam
ettirmeleri önerilir. Yaşanan stres ve yalnızlık duygusu ile baş etmek için alkol yerine daha uygun
çözümler üretilmeye çalışılmalıdır. Bu kişiden kişiye değişir. Sosyal medya ve kitle iletişim araçlarında çok fazla spekülatif haber, kontrolsüz bir bilgi akışı ve paylaşımı vardır. Bağımlılar kendilerini bu tür
paylaşımlardan uzak tutmalıdır.
Ülkemizde son zamanlarda kullanılan uyuşturucu madde profili değişmiş, kullanıcılar arasında
daha riskli maddeler çoğalmaya başlamıştır. Uyuşturucu maddeler de sigara ve alkol gibi vücudun
enfeksiyonlara karşı tepki verme yeteneğini azaltır. Ayrıca uyuşturucu maddeler solunum merkezini
baskılar, solunum yollarının direncini azaltır. Akciğerde doku ve damar hasarı yapar, akciğer kan akışını
bozar. Böylelikle uyuşturucu maddeler ağır coronavirus enfeksiyonu için yatkınlık oluşturabilir.


Özetle sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı olan bireyler için zorlu bir dönem olacağını
tahmin ediyoruz. Bu gruptaki kişilerin hijyen ve izolasyon kurallarına uymaları, bağımlı oldukları
maddeden uzak durmaları, varsa eğer tedavilerine devam etmeleri kendi sağlıkları açısından çok
önemlidir. Kaygınızı besleyen salgınla ilgili olumsuz haberlerden uzak durun. Online terapiler ve
toplantılar bu dönem için iyi bir alternatif olabilir. Size güç ve destek veren kişilerle bağlantınızı mutlaka
koruyun.


En önemlisi bu savaşta son kaleniz olan bedeninize iyi bakın. Bağışıklığınızı güçlü tutmak için
dengeli ve düzenli beslenin, bol sıvı tüketin. Yeterli uykunuzu alın. Güvenli alanlar dahilinde egzersiz
yapın. Her yaş grubunun, yatağa bağımlı insanların bile yapabileceği egzersizler mevcuttur.

Paylaş:
Share

One Reply to “Coronavirüs Salgını ve Bağımlılık”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.